Evlilik Sözleşmesi

evlilik-anlasmasi

Evlilik Sözleşmesi Nedir?

Son yıllarda oldukça sık duyduğumuz fakat halkımızın bu konuda yetersiz bilgiye sahip olduğu evlilik sözleşmesi medeni kanunda mal rejimi olarak yasalaşmış durumdadır.

Mal paylaşımı rejimi yani evlilik sözleşmesi çiftlerin evlenmeden önce yaptıkları bir sözleşme türüdür. Evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlendikten sonra da yapılması mümkündür. Bu sözleşme ile evlilik öncesi çiftlere ait mallar, evlilik sırasında edinilen mallar ile ilgili yasal, maddi olaylarda kimin ne kadar yükümlülük altına gireceği, hangi mallardan kimin sorumlu olacağı açıklanmaktadır.

Evlilik sözleşmesi daha çok çiftlerin evlendikten sonra edindikleri mallar üzerinde ki hukuki haklarını korumak için kullanılmaktadır. Evlilik birliği kurulduktan sonra elde edilen mallar her iki taraf için de eşit olarak paylaştırılır ve boşanma durumunda eşler bu mallardan ortak pay alırlar.

Evlilik sözleşmesi evliliğin ilerleyen yıllarında da yapılabilen bir sözleşme türüdür ve tarafların ortak aldıkları kararı yazılı hale dökmelerine yarar. Evlilik sözleşmesine eklenecek maddeler hukuki rejim içerisinde bulunan maddelere bağlı kalınarak veya değiştirilerek yapabilirler. Evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mutlaka resmi evrak olarak noter tarafından onaylanması ve çiftlere birer adet verilmesi gerekmektedir. Noter tarafından onaylanmayan sözleşmeler geçerli sayılmamaktadır.

Evlilik sözleşmesinin yapılmasını doğru bulmayanlar,bunun aşkı ve romantizmi öldürecğini savunuyorlar. Tabiki birlikte uzun yıllar geçirmek için yola çıkmayı planynlar için maddiyat belirleyici olmamalı buna katılıyorum.

Ama iki kişinin bu uzun yola birlikte çıkmadan önce birbirlerine karşı dürüst ve açık yürekli davranmaları gerekiyor. Eşlerden biri böyle bir sözleşmenin yapılmasını istiyorda bunu açık açık söylemeli ve diğer taraf ise bunu makul karşılamalı diye düşünüyorum.

Peki nedir bu evlilik sözleşmesi ve niçin yapılır? Medeni kanuna göre eşler arasında evilik sözleşmesi yoks,tarflar edinilmiş mallara katılma rejimi kabul etmiş sayılırlar.işte eşler evilik süresi içinde kazanılmış mallara katılma rejimini kabul etmek istemiyorlarsa”mal ayrığı rejimi” veya kanunda belirtilen başka birrejimi kabul edebilirler. Böyle bir sözleşmeyi evliykende yapmak mümkün.

Türk Medeni Kanununun 184. maddesi emredici nitelikte bir hüküm olup, taraf anlaşmalarının mahkeme tarafından onaylanması kaydıyla geçerli olacağını düzenlemektedir. Tarafların evlilik sözleşmesi ile hükme bağladıkları ve nihayet evlilik sözleşmesinin şartına bağlı olarak boşanma sırasında nafaka, tazminat vs. gibi mali hususlarda talepte bulunmayacakları veyahut nafaka yada tazminatın şekil ve tutarını belirleyip, ondan fazlasını talep etmeyeceklerine ilişkin sözleşmenin geçerli olması için evvela mahkeme hakiminin bu sözleşme koşullarını onaylaması gerekecektir.

Buradan şu sonuca varmak mümkündür:

Evlilik sözleşmesi ile tanzim edilen ve ancak tarafların boşanmas halinde sonuç doğurması öngörülen mali hususların boşanma sırasında tarafları bağlamasının asli koşulu, bu sözleşme koşullarının hakim tarafından UYGUN görülmesidir. Hakim bu koşulları davanın ve taraflarının boşanma sırasındaki durumu ve o günkü şartları için haklı ve kabul edilebilir bulmazsa, bu şartların geçerliliği yoktur. Evlilik kurumu kamu düzeni ile doğrudan ilgili bulunduğundan hakimin mutlak yetkisi vardır ve sözleşme hakimin uygun bulması ile ancak sonuç doğurabilir.

Bu nedenle, evlilik sözleşmesi ile boşanma sırasında talep etmeyeceğinizi taahhüt ettiğiniz bir hususu, evlilik sözleşmesne aykırı olarak boşanma sırasında mahkemeden talep etmeniz halinde:

1. Öncelikle boşanma ile ilgili mali hususlarda tarafların anlaşamadığı belirginleşir ve bu durumda anlaşmalı boşanma cari olmaz. Hakimin kararı geçerli olur. Hakim talep üzerine mali hususları karara bağlar ve davanın açıldığı tarihteki koşullara göre (Evlilik tarihindeki koşullara göre değil!) kararını verir.

2. İkinci olarak, Evlilik kurumu kamu düzeni ile ilgili olup, tarafların anlaşamaması halinde hakimin kararı ile şekle sokulabilir ve bu anlamda tarafların peşinen feragat ettikleri hususların geçerli olması ancak hakimin onayı ile mümkün olabilir.

TÜRK MEDENİ KANUNUNDA MAL REJİMLERİ

Eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve evlilik süresince edindikleri (taşınır,taşınmaz mal ve para gibi) malvarlıklarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde her türlü işlem yapma usullerini belirleyen hukuk kurallarına mal rejimi denir.

Medeni kanunda iki türlü mal rejimi düzenlenmiştir:

1.Yasal mal rejimi 2.Seçimlik mal rejimleri

YASAL MAL REJİMİ:

Evlenmeden önce veya sonra,malvarlığının yönetimi ve paylaşımı konusunda yazılı seçimlik mal rejimlerinden birini sözleşme yaparak seçmemiş olan eşlerin kanunen tabi olduğu sisteme yasal mal rejimi denir. Yeni Medeni Kanun’da yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olarak adlandırılmıştır.

YASAL MAL REJİMİ OLAN EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA DA HER EŞİN İKİ TÜR MALVARLIĞI VARDIR:

1.Edinilmiş Mallar:

Her eşin edinilmiş malları şunlardır:
- Çalışmanın karşılığı olan maaş,ücret v.s.
- Sosyal güvenlik kuruluşlarının yaptığı her türlü ödemeler,
- Çalışma gücünün kaybı dolayısıyla ödenen tazminat,
- Kişisel malların geliri (kira,faiz gelirleri gibi)

Mal rejimi tasfiye edildiğinde sadece yukarıda sayılan ‘’edinilmiş mallar’’ eşler arasında yarı yarıya eşit olarak paylaştırılır.

2.Kişisel Mallar:

Her eşin kişisel malları şunlardır:
- Eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşya,
- Evlenmeden önce sahip oldukları mallar,
- Evlendikten sonra miras veya bağış yoluyla geçen mallar,
- Manevi tazminat alacakları,

Kanunda sayılan bu kişisel mallar tasfiye halinde paylaştırmaya tabi olmayıp,ait olduğu eşin mülkiyetinde kalacak mallardır.

SEÇİMLİK MAL REJİMİ:

Eşlerin mal rejimi sözleşmesi yaparak kanunda yazılı sınırlar içinde ‘’mal ayrılığı’’ ‘’paylaşmalı mal ayrılığı’’ ve ‘’mal ortaklığı’’ rejimlerini seçebilirler.
Eşlerin belirtilen seçimlik mal rejimlerinden birini seçmek için aralarında mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekmektedir.Bu sözleşme,evlenmeden önce veya evlendikten sonra yapılıyorsa noterde, evlenme başvurusu sırasında yapılıyorsa evlendirme memurluğunda yapılması gerekmektedir.
Eşler, tabi oldukları mal rejimini,aralarında sözleşme yaparak her zaman değiştirebilirler.

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ

Mal rejimi iki halde sona erer.Genel olarak evlilik birliğinin boşanma veya eşlerden birinin ölümüyle sona ermesiyle mal rejimi sona erer.Ancak bazen evlilik devam ederken haklı nedenin varlığı halinde hakim kararıyla veya eşlerin sözleşme yaparak başka bir mal rejimine geçmeleri ile de mevcut mal rejimi sona erer.
Evlilik birliği,eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğinde,sağ kalan eş ve çocuklar ve diğer mirasçılar arasında miras paylaşımı yapılmadan önce,eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi yapılır.Sağ kalan eş ölenin “edinilmiş mallarının” yarısını aldıktan sonra miras paylaşımına geçilir.Tereke ölen eşin ‘’edinilmiş mallarının yarısı ile kişisel mallarından’’ oluşur.Miras paylaşımına geçildiğinde çocuklar ile birlikte mirasçı olan sağ kalan eş,1/4
miras payı alır.Eğer evlilik süresince oturulan ve mülkiyeti ölen eşe ait olan ‘’aile konutu’’
var ise,sağ kalan eşe aile konutunun mülkiyetinin ‘’miras hissesine mahsuben’’verilmesini isteme hakkı tanınmıştır.

MAL REJİMİ NASIL DEĞİŞTİRİLEBİLİR ?

Mevcut mal rejimi, eşlerin noterde yeni bir sözleşme yapmalarıyla veya haklı sebeple eşlerden birinin istemi üzerine hakim kararıyla değiştirilebilir.

01 Ocak 2002 tarihinden önce evli olanlar;
Mal rejimi sözleşmesi yaparak ‘’mal ayrılığı’’veya ‘’paylaşmalı mal ayrılığı’’ya da ‘’mal ortaklığı’’nı seçebilirler.

Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa ;
01 Ocak 2002 tarihine kadar’’mal ayrılığı’’na,ve 01 Ocak 2002’den sonrası için ise yasal mal rejimi olan ‘’edinilmiş mallara katılma’’rejimine tabi olacaklardır.
Mevcut evliliklerde 01 Ocak 2002’den önce eşlerin her birisinin üzerine kayıtlı olan mallar kendisinde kalmaya devam edecek ve herhangi bir sözleşme yapmamış oldukları takdirde,01 Ocak 2002’den sonrası için bu mallar kimin üzerinde kayıtlı ise onun kişisel malı sayılacaktır.
Yeni evlenecek olanlar,mal rejimi seçmek isterlerse evlenme başvurusu sırasında evlendirme memurluğuna yapacakları yazılı bildirimle veya noterde yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle ‘’mal ayrılığı’’,’’paylaştırmalı mal ayrılığı’’veya ‘’mal ortaklığı’’rejimlerinden birini seçebilirler.Ancak yeni evlenecekler evlendirme memurluğuna yazılı bildirimde bulunmamışlarsa ve mal rejimi sözleşmesi de yapmamışlarsa;yasal mal rejimi olan ‘’edinilmiş mallara katılma’’rejimine tabi olurlar.

Önemli bir konuda genellikle sorun olark ortaya çıkan aleyhine boşanma davsı açılan kadınlarınen büyük sorunlarından birside eşi tarafından evi terk edilmesi zorunda bırakılmasıdır.Yeni Medeni Kanuna göre aile konutu kimin adına kayıtlı olursa olsun diğer şeşinden konutu kullanma hakkı vardır.BUNUN İÇİN MUHTARLIKTAN ALINACAK BİR BELGENİN TAPUYA GÖTÜRÜLMESİ YETERLİ OLACAKTIR.

Evlikik kararı, hayatımızın dönüm noktalarından biridir.Unutmayalım ki bu karaı verırken birbirimize karşı hissettiklerimizi iyice gözden geçirmeliyiz sevgiye ve birbirimize gösteceğimiz saygıya ınanarak mutlu bir yaşama adım atmalıyız.Gelecekte sahip olacağımız ailemiz için doğru karar vermek gerekir…

Evet maddiyat, önemli ve gözardı edilemıyecek bir kavram ama maddi ve manevi bir bütünlük için ve hayatımızda birlikte yaşayacağımız mutlu günler için aşk herşeyden çok daha önemlidir.En güzel şey yanında ömrümüz boyunca nefesini hissedeceğimiz hayat arkadaşımıza ilk baştan güvenmek ve inanmak gerekir.. Doğru insanı bulduysak ne mutlu bize…

Evlilik sözleşmesi örneği

Biz ……… ve ………… olarak (..-..-….) tarihinde evlendik. T.M.K. 202/1, 218 ilâ 241 maddeleri gereğince bu sözleşmeyi, her iki tarafından da rızası dahilinde yaptık. Aşağıda bu sözleşmeye ait hükümler yer almaktadır.

1. Edinilmiş mallardan ve kazanımlar, paylaşmanın esasını oluşturan, maddi değeri olan varlıklardır. Bu kazanımlar, evlilik süresince edinilmiş mallar, gayrimenkul, değerli evrak ve sosyal sigorta ödemeleridir.
2. Evlilikten önce ve evlilik süresince şahıs adına yapılan harcamalar, edinilen mallar, tek taraflı edinilen miras ve yardım niteliğindeki varlıklar kişisel malları oluşturacak ve kişisel mallar sözleşme dışında tutulacaktır.
3. Ortak olarak edinilmiş mallarda, varlıklarda diğer eşin rızasını almak suretiyle kendimize ait tasarruf hakkımız bulunacaktır. Ancak bu tasarruf, diğer eşi zarara sokmayacak ve suiistimal etmeyecek nitelikte olacaktır.
4. Evlilik süresince kişisel olarak yapılan borçlardan eş kendisi sorumlu olacaktır. Kişisel borçların ödenmesi veya takası hiçbir surette ortak mallardan veya varlıklardan karşılanmayacaktır.
5. Eşlerin zilyetliğinde bulunan kişisel mal veya sözleşmeye konu olan varlıklar, evliliğin bitimi halinde eşe iade edilecektir.
6. Evlilik bitimi halinde süren ortak mallara ait borçlar veya taksitlendirmeler, eşlerin ortak borcu sayılacaktır. Ve bu borç ikiye bölünmek suretiyle eşler arasında pay edilecektir.
7. Mal ve meta niteliğindeki varlıkların hesaplanmasında sürüm değeri geçerli olacaktır.
8. Eşlerden birinin ölümü halinde, oturulan konutta oturma hakkı ve edinilmiş mallarda mülkiyet hakkı istenebilecektir.

Yukarıdaki hükümler gereğince, yapılan sözleşmenin hükümleri taraflar arasında, kendi rızası olmak ve baskı altında kalmamak suretiyle değiştirme yapılabilir. Değiştirmelerde her iki tarafında mağdur edilmemesi esastır.

Evlilik Sözleşmesi Yapmak İstiyorum. Eşime Onu Kırmadan Nasıl Söyleyebilirim?

Evlilik sözleşmesini eşinize onu kırmadan söylemek elbette biraz zordur. Sözü edildiğinde dahi özellikle erkekler tarafından boşanmayı ima ettiğinden ötürü kırgınlık yaratabilmektedir. Ancak bu aşılamayacak bir sorun değildir ve örneklemelerle, doğru kelimelerle bunu eşinize anlatabilir ve evlilik sözleşmesi yapabilirsiniz.

Evlilik sözleşmesinin mantığına bakıldığında, her iki tarafında hakkını koruyan bir sözleşme özelliği taşımaktadır. Konuya bu açıdan bir giriş yapabilirsiniz. Evlendiğinde eşini seven bir erkek, boşandığında bile eşinin mağdur olmasını istemez, istememelidir. Bu yüzden eşinizin konuyu bu açıdan değerlendirmesini isteyebilir ve olumlu sonuç alabilirsiniz.

Eğer eşiniz fazla alıngansa, konuyu dönüp dolaştırarak anlatmanızda fayda vardır. Özellikle alıngan insanlar açısından evlilik sözleşmesi, kırgınlıklar için sebep olabilmektedir. Eğer alıngan bir eşe sahipseniz biraz sözü dolandırarak, pembe yalanlarla (örneğin iş arkadaşlarınızın hepsinin evlilik sözleşmesi yaptığı gibi) ona bu konuyu açabilirsiniz.

Konuya yaklaşımınız gayet sıcak ve ılımlı olmalıdır. Sert bir tavırla yaklaşmanız işleri çıkmaza sokacaktır. “ Seninle evli olmaktan çok mutluyum ve seni çok seviyorum.  Evlilik sözleşmesi, her ikimizin de hakkını koruyan bir sözleşmedir ve yapılması gayet mantıklıdır.” tarzında bir yaklaşım eşinizin sizi anlamasına yardım edecektir.

Evlilik Sözleşmesi Yapmak Zorunlu mu?

Evlilik sözleşmesi yapmak tamamen çiftlerin inisiyatifine bırakılmış bir olaydır. Bu anlaşma çiftlerin mal paylaşımında zarar görmemeleri için oluşturulmuş bir durumdur.

Çiftler ister evlenirken, ister evlendikten sonra sözleşme imzalayarak evlilik öncesi edinilmiş mallarını veya evlilik sonrasında edinilmiş mallar veya edinilecek olan mallar üzerinde bulunan haklarını korumak için bu sözleşmeyi noter huzurunda imzalayabilirler.

Yeni kanunlara göre zaten mahkemeler çiftlerin mallar üzerinde ki haklarını korumaya almış durumda. Bunun yanı sıra sözleşme imzalanmasının sürecin kısalması, yaşanan stresli ortamın önceden yapılan sözleşme ile ortadan kaldırılabilmesi için uygun olacağınız savunan birçok avukat bulunuyor.

Sözleşme yaparken sadece mal rejimi ile ilgili maddeler koymanız gerekmiyor. Bu sözleşme ile eşinizden beklentileriniz ve eşinizin sizden beklentileri ile birlikte evlilik birlikteliğini sarsacak durumları belirleyerek bunlarla ilgili caydırıcı maddeler de eklemeniz mümkün.

Evlilik sözleşmesini çiftlerin birlikte istemesi gerekiyor. Tek tarafın istemesi ile olmayan sözleşme iki tarafında ortak kararlarının olduğu bir sözleşme şeklinde olmalıdır. Bu nedenle sözleşme yapmaya karar verdiğinizde mutlaka bir avukata danışmalı ve mümkünse avukatın hazırladığı sözleşmeyi noter huzurunda imzalayarak yürürlüğe sokmalısınız. Noter huzurunda imzalanmayan sözleşmeler geçerli sayılmamaktadır.

Evlilik Sözleşmesinde Belirtilen Maddelere Uyulmazsa Ne Yapılır?

Evlilik sözleşmesi, eşler arasında, yasal bağlayıcılığı bulunan bir sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi, kanunda belirtilen şekle uyan bir şekilde yapıldıysa, boşanma halinde mahkemece dikkate alınacaktır.

Evlilik sözleşmesinde seçilmiş olan mal rejimine ait belirtilmiş maddelere her iki eş de uymak zorundadır. Yasalar gereği devlet, evlilikleri koruduğu gibi, boşanma halinde ayrılan eşlerin kişisel haklarını da korumaktadır. Bu sebepten ötürü evlilik sözleşmesinin altına imza atan her kişi, belirtilen maddelere uyacağının garantisini vermiştir.

Eşlerin boşanmaları halinde evlilik sözleşmesinin tasfiyesi gereklidir. Yani eşler, seçtikleri mal rejimince öngörülen mal paylaşımının yapılmasını isteyeceklerdir. Evlilik sözleşmesinde maddelerle belirtilen paylaşımı reddeden, hileli yollara başvuran ve sözleşmenin tasfiyesini engelleyecek her türlü eylemi gerçekleştiren kişiler suçlu konumuna düşerler ve yasalarca öngörülen cezalara çarptırılırlar. Paylaşımı reddeden kişi, karşı tarafın bunu mahkemeye ibraz etmesi halinde paylaşımın gerçekleşmesi için çağrı alacaktır. Sözleşme, hukuka uygun ve hilesiz yapılmışsa, bunun aksini iddia edebilecek kanıt sunulmamışsa sözleşme mahkemece yürütülecektir. Eğer bundan da sonuç alınmazsa karşı taraf, paylaşımı reddeden eski eşi hakkında dava açabilir. Bu dava kesinlikle dava açanın lehine sonuçlanır. Çünkü eşler, evlilik sözleşmesiyle boşanmaları halinde yapacakları mal paylaşımını taahhüt ederler ve garanti altına alırlar. Bu tür davalardan, eşlerin ikamet ettikleri yerdeki mahkemeler yetkilidir.

Yorum Yaz

giriniz.