Çocuğum Çok İnatçı: İnatçı Çocuğa Nasıl Davranılmalı

inatci-cocuk

Anne ve babaların içinden güçlükle çıktığı bir durumdur. Çocuğun inatlaşması illaki dediğim dedik deyip, istediğini yaptırması ebeveynleri zor durumda bırakır. Çocuklarda inatlaşma davranışı 2–4 yaş arasında daha sık görülür. Ancak genelde inatlaşma her yaş döneminde görülebilir. Çünkü çocuk bir birey olduğunun farkına varmaya başlar. Bunu da her konuda fikir ayrılığı yaparak ve söylenenlere uymamakla gösterir. Bağımsızlıklarını ortaya koymak için inatlaşma sürecine girer. Çocuk kendini yeniden keşfettiği için bu durum normaldir. Sürekli ailesiyle ve çevresindeki kişilerle fikir çatışması yaşayabilir. Öncelikle anne ve babalar çocuklarının gelişim dönemlerini iyi bilmeli ve bu dönemin özelliklerini öğrenip ona göre bir tutum sergilemelidir.

Böylece karşılaşılan sorunlarda anne ve baba nasıl davranacağını kolaylıkla bilir. Çocuklar her dönemde farklı hareketler sergiler ve birbirinden farklı kişiliklere bürünebilirler. Bu durum anne ve babayı oldukça rahatsız eder. Çocuğunun istediği bir kişilikte olması hatta kendisinin kopyası olmasını isteyen anne ve baba çocuğun bu bağımsız halini elbette istemeyecektir. Bazen çocuk neyi istediğini bile bilmeden, farklı fikirler sunup insanlarla inatlaşacaktır. Bu durum da bağımsızlığını kazanmak isteyen bir çocuğun, kendi istediğini yaptırmaktan başka bir şey değildir.

Çocuklarda İnatlaşma

Çocuk bağımsızlıkla beraber dünyayı keşfetme merakı içine düşer. Bazen ebeveynler çocuğun neyi isteyip istemediğini bile anlayamazlar. Çünkü bu dönemde çocukların fikirleri oldukça hızlı değişir. Zaten inatlaşmanın altında ilk önce bağımsız birey olma, daha sonra dünyayı keşif merakıdır. Ailelerin çocukların inatlaşma karşısında nasıl bir tutum sergileyecekleri çok önemlidir. En iyi yol çocuğun istenmeyecek bir davranış yapmak istediğinde çocuğun dikkatini dağıtmaktır. Çocuk halen vazgeçmeyip inadından aynı hareketi yapmak istiyorsa bu sefer anne ve baba çocukla konuşarak uzlaşmaya çalışmalıdır. Çocuk bu dönemde tek bir amaçla hareketlerini yapar. Amacı söylenenlerin tam tersini yapmaktadır. Hep kendi istediği yapmak, fikirlerini savunmak ve bağımsız bir birey olduğunu ispatlamaktır. Ancak birçok ebeveyn bu durumu bilemediği için çocuk ile tartışarak, çatışmaya girerler. Bu alışkanlık haline getirilirse ileri yaşlarda da çatışmalar ve tartışmalar devam eder. Sorunlar şiddetle çözülmeye çalışılır. Gereksiz yere hem çocuk hem de ebeveynler yıpranırlar. Ne olursa olsun çocuğa anlayış ve şefkat göstermeniz gerekir. Onu sevdiğinizi hissettirin. Bu onun güvenini arttırır. Çocuk bir konuda inatlaştığında tepkisini her seferinde farklı gösterir. Her zaman verdiği tepkiler ağlamak, yerlere yatarak tepinmek, bağırmak ve nefesini tutmak gösterdiği tepkilerdir. Her şeyi ben biliyim, ben yapıyım ister. Zaten her zaman da o haklıdır. Belli bir yaşa kadar çocukta inat normaldir. Ancak durumun devam etmesi bir sorunun işaretidir. Çocuk her şeye sahip olmak ister, her şeyin ona verilmesi, alınması onu mutlu eder. Özellikle kız çocukları annelerinin eşyalarını karıştırmayı, her şeyi istediği gibi kullanmayı, parfüm sıkıp süslenmeyi sever. Annesi gibi olmak ister. Topuklu ayakkabı ve makyaj malzemeleri onun için vazgeçilmezleridir. Erkek çocukları ise tıraş köpüğünü yüzüne sürer, babası gibi davranmak ister ve kravat bağlamaya çalışır. Çocuk bu dönemde kararsızlık yaşar. Bir ister, bir istemez durumundadır. Anne ve babanın yapacağı en iyi şey sabredip, bu dönemin geçmesini beklemektir.
Ancak yapılacak bazı davranışlarla çocuğun inatlaşması engellenebilir.

İnatçı Çocuğa Nasıl Davranılmalı? İnatçı çocuk nasıl eğitilir?

· Çocuğun inadına karşılık ilk olarak anne ve babanın da inatçı bir tutum göstermemesi gerekir. Çocuğa inadı yüzünden ceza verilmemeli ve baskı yapılmamalıdır.

· Daha sonra soğukkanlılığınızı ve sakinliğinizi korumaya çalışın. Öfkeli bir tavır takınmayın, yumuşak bir ses tonuyla konuşmaya çalışın.

· Onun çocuk olduğunu ve bu durumun geçici olduğunu unutmayın

· Çocuğa kararlı ve tutarlı samimi bir tavırla yaklaşın. İlk önce istediği bir şeye hayır deyip sonra evet demeyin. Kararlarınızda net olun.

· Çocuğunuz bir konuda inatlaşmaya başladığında üstüne gitmeyin, baskı yapmayın. Sakinleşmesini bekleyin. Daha sonra çocuğun ilgisini başka yöne çekmeye, başka işlerle uğraşmasını sağlayın.

· Çocuğa istediği şeyi neden yapamayacağınızı açıklayın. Çocukla konuşmak hem onu hem de sizi rahatlatacaktır.

Çocuk sahiplerinin en sık yakındıkları konulardan biridir, çocukların inatçılığı… Kimi zaman ebeveynler inatlaşma sırasında çocuğa nasıl yaklaşmaları gerektiğini bilemediklerinden, inatlaşmada durum yön değiştirir ve öfke nöbetine dönüşür. Böylesi durumların sonucunda mücadeleyi kaybeden taraf genellikle ebeveyn yani biz oluruz ve çocuğumuzun inatlaştığı durumu kabul ederiz. Bu kabulleniş çocukta farkında olmaksızın inatçılık özelliğinin geliştirmesine yol açar. Bu yazımızda: “İnatçı çocuklar neden inatçı olur”, “çocuklarla inatlaşmamak için neler yapmalıyız”, “inatlaşma esnasında çocuğa nasıl yaklaşmalıyız” ve “inatlaşma krize dönmüşse nasıl davranmalıyız?” sorularının cevaplarını tartıştık…

 

Çocuklar Neden İnatçı Olurlar?Çocuklar, 1-3 yaşlar arasında gelişimsel sürecin bir aşaması olarak özerkliklerini ilan etme çabasındadır ve anne babasından bağımsız hareket edebildiğini göstermek için kendi taleplerini anne babasına kabul ettirmeye çalışır. Bu dönem bazen 4 yaşa kadar uzar. Çocuklar kendi fikirleri uygulansın ister ve işine kimseyi karıştırmak istemez. Bu dönemde anne babalar kendilerini çaresiz hissederler, kontrolün elden kaçtığını düşünürler ve kendi anne babalıklarını sorgulamaya başlarlar.

 

Bu durum, gelişimsel tablo içerisinde doğal kabul edilen bir süreçtir. Çocuklarınızla bu döneminde çatışma yaşamanız kaçınılmazdır ve en kararlı anne baba bile bu durumları yaşar.

 

Peki, Ne Yapılmalı?

Benlik mücadelesinin verildiği bu dönemde ebeveynlerin çocuğun çok fazla üzerine gitmemesi önemlidir. Çocuğun inadının kırılmaya çalışılması, gergin anne çocuk ilişkileri, hatalı tuvalet eğitimi, yemek yemesi konusunda çocuğun çok fazla üzerine gidilmesi, baskıcı ve ısrarcı anne baba tutumları, aşırı titiz ve ayrıntılara önem veren anne modelleri, kardeşler arasında ayırım yapma gibi yanlış anne-baba tutumları çocukta bu özelliğin gelişmesine yardımcı olur. “Çok inatçısın, bir şeyi de bizim istediğimiz gibi yap, bıktım şu inadından” gibi tepkiler de bu dönemin doğal özelliği olan inatçılığın çocukta karakter özelliği olarak yerleşmesine ve bu dönemden sonra da görülmesine neden olur.

 

Çocuklar bazen inatçılıkta sabrınızı zorlar. Tüm çıkış yollarını denerler. Bu durumlarda çocuklarınız sizin kararlılığınız ve ciddiyetinizi test etmektedir. Koyduğunuz kuralın önemini görmek isterler. Siz bu aşamada kararlı yaklaşarak ve kuralınızdan taviz vermeyerek ciddiyetinizi ve kuralınızın önemini çocuğunuza göstermiş olursunuz. Bu test etme durumu birkaç kere tekrarlanabilir. Özellikle bu durumlarda kontrolünüzü kaybetmemeniz gerekmektedir.

 

Çocukla İnatlaşmamak İçin Ne Yapmalıyız?Bu dönemde en önemlisi anne babanın bu durumu doğal olarak kabul edip sabırlı davranması, çocuğuna uygun tepkiler vermesi, çocuğuna inatçı olduğuna dair mesajlar vermemesidir. Bu inatlaşma döneminin geçeceğini bilmeniz çocuğunuza sabırlı olmanız konusunda size destek verecektir.

 
İnatlaşma Döneminde Anne-Babanın TutumuAnne baba olarak sizlerin bu dönemde yapması gereken çevreyi çatışma yaşamayacak şekilde düzenlemektir. Günümüzde anne babaların en çok kıyafet seçiminde sorun yaşandığı görülmüştür. En büyük probleme sebep olan bu konu ile ilgili olarak şöyle bir düzenleme yapabilirsiniz:

 

Pazar günü o hafta 5 gün boyunca giyeceği kıyafetleri belirleyin. 5 takım kıyafet ayırın ve bu kıyafetleri ayrı bir dolaba koyun çocuğunuza da o dolabı tanıtın. O hafta giyeceği kıyafetleri oraya koyacağınızı isterse bu kıyafetleri beraber seçebileceğinizi, o hafta boyunca giyinmek için o dolabı kullanacağını belirtin. Pazartesi günü ilk uygulamanıza başlayın. Bu kuralı yeni uygulamaya başladığınızda çocuğunuz bazen diğer dolabından giyinmek için ısrar edecek ve sizi deneyecektir. En önemlisi bu noktada kuralı bozmamanız ve yine o seçilen kıyafetlerden giyinmesini sağlamanızdır. Çocuğunuz birkaç denemeden sonra bu kuralı kabul edecektir.

 

Bu dönemde çocuğunuzla inatlaşmamak için kurallar konusunda çok ayrıntıcı olmamanız faydalı olacaktır. Çocuğunuzun istediği gibi davranmasını ve özgürlüğünü yaşamasını sağlayın. Bu durum ileride kendi kararlarını kendi verebilen, çevresinden çok etkilenmeyen, bilinçli bir birey olmasını sağlar.

 

Çocuğunuzun kendini ifade etmesi için sizin kurallarınıza karşı çıktığı bu dönemde belli kurallarınızın olması ve bu kurallarla ilgili taviz vermemeniz durumu kolaylaştıracak ve bu net kurallarla ilgili ciddi çatışmalar yaşamanızı önleyecektir; ama unutmayın bu kurallar belli durumlar için olmalıdır, detaycı kurallar çocuğu bunaltır.

 

Çocukla İnatlaşma Esnasında Nasıl Yaklaşmalıyız?İnatlaşmayı engellemenin en pratik yolu çocuğunuza seçenek sunmaktır. Yemek konusunda sorun yaşıyorsanız yemek öncesi, “önce çorbanı mı içmek istersin yemeğini mi yemek istersin?” ya da “büyük tabakta mı yemek istersin küçük tabakta mı?” gibi sorular yöneltin. Çocuğunuz bunların kararını kendi verince durumda kontrol sahibi olduğunu hisseder ve onun dediği olduğu için sizinle çatışmaya girme ihtiyacı hissetmez.

 

Eğer yemek yemek istemiyorsa “tamam sen bilirsin, eğer yemezsen yemekten sonra sana vereceğim çikolatayı kaybedersin. Sen seç” diyebilirsiniz. Burada önemli nokta bunu dedikten sonra uygulamanızdır. Bu seçimden sonra çocuğunuz yine yemek yemediyse, çikolatayı vermemeniz gerekiyor. Bu sizin ne kadar kararlı olduğunuzu çocuğunuza gösterir.

 

Çocuğunuz bir konuda inatlaşmaya başladıysa, kontrolü kaybetmemeniz, sesinizi yükseltmemeniz ve kararlı bir ses tonu ile konuşmanız çocuğunuzu etkileyecektir. Çocuğunuz inatlaşmaya başladığı anda bu ses tonu ile neden onun istediğinin olamadığını basit bir şekilde anlatın, ikna etmeye çalışmayın ve açıklamayı çok uzun tutmayın. En önemlisi ise çocuğunuza bu konu ile ilgili üzgün olduğunuzu belirtin. Örneğin, çocuğunuz soğuk bir günde sizden dondurma istiyorsa “sana dondurma alamadığım için üzgünüm ama dondurma yiyince hasta olabilirsin. Bu yüzden sana dondurma alamam.” Açıklaması yeterli olacaktır. Eğer bu açıklamayı uzatırsanız çocuğunuz isteğinde ısrar edecektir ve durum krize doğru ilerleyecektir.

 

İnatlaşma esnasında etkili olan bir yöntem de dikkatini başka yöne çekmektir. Bu küçük çocuklarda durumun sorunsuzca çözülmesini sağlayan pratik bir yöntemdir. Çocuğun dikkatini ilgisini çekebilecek başka bir şeye yöneltin ve istediği şeyi unutmasını sağlayın. Böylelikle bir inatlaşma yaşamamış olursunuz.

 

İnatlaşma esnasında tepkilerinizi çocuğun kişiliğine yönelik vermekten çekinin. Sadece o olaya yönelik ifadelerde bulunun. Onun inatçı olduğuna yönelik tepkiler yazının başında da belirtildiği gibi bu durumu kabullenmesine ve konu ile ilgili çaba sarf etmemesine sebep olur.

 

Bu dönemde bazen çocuğun inat ederek seçtiği durumun sonucunu yaşamasına müsaade etmek gerekir. Örneğin bir hafta sonu gezisinde çocuğunuz hava sıcaklığına uygun olmayan ince bir kıyafet seçti ve vazgeçmiyor. Siz “gezmeye gidebilmemiz için daha kalın giymelisin. “Eğer bunu giymekte diretirsen üzgünüm gezmeye gidemeyiz” dediniz ve çocuğunuz kıyafetinden vazgeçmedi ise onu o gün gezmeye götürmeyin. O günü evde geçirin. Kısa bir süre sonra çocuğunuz yanınıza gelerek “anne tamam kalın giyineceğim hadi gidelim” diyecektir. Bu noktada evde kalmanız, o gün gezmeye gitmemeniz kilit noktadır. Daha sonra yaşayacağınız buna benzer durumların seyrini etkileyecektir. O gün mutsuz bir şekilde evde kalan çocuk davranışının olumsuz sonucuyla karşılaşmıştır ve sizinle bu konuda tekrar çatışmaya girmeye cesaret edemeyecektir.

 

Kriz Esnasında Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyız?Kriz esnasında en önemlisi inatlaşma esnasında olduğu gibi kontrolümüzü hiçbir şekilde kaybetmememizdir. Beden dilimizle ve ses tonumuzla kontrolün bizde olduğunu çocuğumuza iletmeliyiz. Bu kararlılığımızı gördükten sonra çocuk bir süre daha ağlama krizine devam etse de kısa süre içinde bu isteğinden vazgeçecektir. Yeter ki sizin kararlı olduğunuzu görsün!

 

Bazı durumlarda, çocuk daha önceki benzer durumlarda ağlayarak isteğini elde etmiş ve bu davranışı pekiştirilmişse ağlama krizinde ısrarcı davranabilir. Bu gibi durumlarda en uygun yöntem “etkin aldırmazlık yöntemidir”. Çocuğunuz yaptığınız açıklamaya rağmen ağlama krizine devam ediyorsa, “sen bilirsin ben gidiyorum, susunca yanıma gelebilirsin” açıklamasını yaparak onun yanından ayrılmanız en uygun davranış olacaktır. Çocuk onunla ilgilenmeye devam ettiğinizi görünce isteğini elde etmek için hala bir ihtimal olduğunu görecek ve ağlamaya devam edecektir. Eğer siz ona onunla ilgilenmediğinizi gösterirseniz ağlamasının faydasız olduğunu görecek ve bir süre sonra susacaktır.

 

Yapmanız gereken duruma biraz sabretmek ve kararlı yaklaşmaktır. Bu uygulamanız sonucu çocuğun krizi geçince isteğinin niye yerine getirilemediğini tekrar kısaca anlatın ve durumla ilgili kararınızdan vazgeçmeyin.

 

Bu önerileri uygulamaya başladıktan sonra, çocuğunuzda davranış değişikliği oluşması için lütfen ona zaman tanıyın. Unutmayın yeni bir davranışın yerleşmesi en az 3 hafta sürer. Bu önerilerle oluşturduğunuz yeni tutumunuzu 3 hafta boyunca istikrarlı bir şekilde sergilerseniz, bu sürenin sonunda faydasını görmeye başlayacaksınız. Önemli olan istikrarınızı ve sabrınızı kaybetmemenizdir.

 

Yorum Yaz

giriniz.